Ana içeriğe atla

 




Tırmanırken tırnaklarınla,
İnsanları kazıyıp vücutlarını yektaladın,
Başardın mı bilmiyorum ama
Ellerine kan bulaştırdın.
En son saçın okşandığında 8 yaşındaydın.
Pembe ruganlarında orada, buradaydın,

Renkli tokalar, şekerli sakızlar
kuş sesleri, tatlı cıvıltılar.
Çiğnediğin kırık camlar.
Ruhunun ardındaki etten duvarlar.

İnanmıyorsun biliyorum.
Sevildiğine zerre inanmıyorsun çünkü biliyorsun.
Çünkü sevginin altındaki uçurum,
Atlanılamayacak kadar uzun.

Muhtemel son yakın, 
Çünkü sen hastalıklısın 
İnsanları soğutup uzaklaştırırsın
Kendini bir kafese kapatırsın
Ucra bir köşede yalnızca ağlarsın 






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

SENİ SEVİYO(DUM/RUM) "Gözlerine hiç bakmasam da, her defasında bakışlarına yenilerek seviyorum seni. Parmak uçlarıma baharı getiren bir sevgiyle, yazın ilk meyvelerini veren bir ağaç gibi,  Kor topraklardan filizlenip, hayata neşeyle tutunan bir nergis gibi seviyorum.  Ben seni kışın soğuğunda, katiline aşık ama cesurca güneşine sarılan bir kardelen gibi seviyorum.  Ben seni sadece sevmiyorum,  Ben seni damarlarımda taşıyorum sevgilim.  Dudaklarından akan o tatlı öpücükler kalbimi hızlandırırken vücudumu saran sıcacık kanıma bulaşıyorsun.  Yanımdayken bile seni özlüyorsam, yanımda değilken nasıl hissediyorum bilsen.  Ruhum daralıyor duvarların arasında, kendi nefesimde boğuluyorum.  Sen yanımdayken bile üşüyen bedenim, sensizken tir tir titriyor.  Ben seni senin yarattığın benliğimle değil, tüm imkansızlıklarımla seviyorum.  Belki bir limonlu cheesecake gösterir sevgimi, ya da tutkuyla verilmiş bir öpücük.  Ama hiç biri kapatmaz imk...
-  Ellerimle söktüğüm bu kalbi sana ben vermedim mi?  Sabaha kadar gözlerine bakıp, gözlerimle gülmedim mi?  Ben senin için tutku duyduğum arzularımdan vazgeçmedim mi?  Peki ya sen?  Beni hiç sevmedin mi?
Muhtacım  Çırılçıplak bedenim işkence görüyor bu soğuğun altında, bedenine muhtacım. Dudaklarım yalınlanmış bir çöl gibi kurak, dudaklarına muhtacım Kalbim ıssız bir orman kadar karanlık, Işığına muhtacım.  Bir ağaç gibi kurumuş umutlarım, suyuna muhtacım.  Karın soğuğunda bir kardelen gibi açmış, kışına muhtacım.  Uykularım haram olmuş bu gözlerimle sana muhtacım sevgilim.